MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Suç tarihi olan 08.01.2006 itibariyle 6136 sayılı Kanunun 13/3. maddesi uyarınca hüküm kurulurken mahkemenin hapis cezasının yanında 450 TL adli para cezasına hükmetmesinde bir isabetsizlik olmadığı, zira 5252 sayılı Kanunun 5/2. fıkrasına göre Türk Ceza Kanununda belirlenen cezalar sistemine uygun değişiklik yapılıncaya kadar adli para cezalarının alt sınırının 450 TL olduğu ve hüküm tarihinde de özel kanun olan 6136 sayılı Kanunun 13/3. maddesinin öngördüğü para cezasında değişiklik yapılmamış olmakla, tebliğnamenin bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) 5271 sayılı CMK'nin 231/5. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, kasten yeni bir suç işlenmesi halinde 5271 sayılı CMK'nin 231/11. maddesi uyarınca açıklanmasına dair kararın, 5271 sayılı CMK'nin 223. maddesi kapsamında mahkumiyet hükmü niteliğinde olup 5271 sayılı CMK'nin 232. maddesinde belirtilen hususları içermesi gerektiği, Anayasanın 141/3, CMK'nin 34. ve 230. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının denetime olanak verecek şekilde olması, kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia ve savunmaya ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması suçun öğeleri ve kanıtlandığı kabul edilen olayların gösterilmesi gerekirken bu ilkelere uyulmadan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair önceki karara atıfta bulunulmak suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 34, 223 ve 230/1. maddelerine aykırı davranılması,
2) Yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden; katılanın, hayati fonksiyonlarını orta (2.) derecede etkileyecek kemik kırığına neden olacak şekilde yaralanması karşısında, 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesinin 19.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Kanunun 4. maddesi ile yapılan değişikliğe kadar müstakil fıkra olduğu da dikkate alınarak, TCK'nin 7/2. maddesi gereğince, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve eylemine uyan 5560 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki TCK'nin 87/3. maddesi ile hüküm tarihinde yürürlükte bulunan TCK'nin 86/1, 87/3. maddeleri kararın gerekçe bölümünde eyleme uygulanıp elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan kanunun belirlenmesi gerekirken, denetime olanak vermeyecek şekilde değişiklikten önceki kanun maddeleri uygulanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) İddianamede yer almadığı halde sanığa CMK'nin 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan, TCK'nin 86/1 ve 86/3-e maddelerinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
4) 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hüküm yönünden; 6136 sayılı Kanunun 13/3. maddesinde, hapis cezasının alt sınırının 1 yıl olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde eksik ceza tayini,
5) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin, katılan vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 25.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy