MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece bozmaya uyularak verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
UYAP ortamında yapılan incelemede sanık müdafiinin temyiz ve süre tutum dilekçesinin 23.11.2017 havale tarihli olduğu görülmekle temyizin süresinde olduğu anlaşılmış ve tebliğnamede yer verilen süreden ret görüşüne iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında tayin edilen cezanın tür ve miktarına göre sanık müdafiinin duruşma isteminin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 19.09.2018 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(Muhalif)
KARŞI OY
1. Yerel mahkemece sanık ...’un cezalandırılmasına ve inceleme dışı sanıklar Tolga Noyan, Mahmut Gürhan ve Eren’in beraatlarına ilişkin olarak verilen 01.10.2013 tarihli hükümlerin eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile verildiğine ilişkin Dairemiz bozma ilamı ile suç tarihinde yaptırılmış bir teşhis işleminin bulunmadığı da vurgulanarak “olay günü barda çalışan görgü tanıklarının araştırılması ve tüm sanıklar, katılanlar ve tanıkların birlikte aynı oturumda bulundurularak teşhis işleminin yaptırılması ve sonucuna göre hüküm kurulması” gerekçesiyle hükümlerin bozulmasına ve bozmadan sonra yapılan yargılamada bozma ilamına uyulmasına karşın olayın gerçekleştiği bar çalışanlarının kolluk marifeti ile getirtilmesi ve kamu tanığı sıfatı ile dinlenilmeleri yerine esasen yargılamaya yenilik katmayan taraf ve tanık anlatımları ile bozma öncesi hükme koşut bir yargıya varan temyize konu kararın Dairemiz bozma ilamı ile saptanan eksiklikleri gidermekten uzak olduğu,
2. Diğer yandan; suç tarihinde sanık ve müştekinin içinde yer aldığı gruplar arasında nedensiz denilebilecek şekilde meydana gelen, aniden başlayıp çok kısa bir sürede sonlanan, sanığın ve inceleme dışı sanıkların eylemlerinin kesin olarak saptanamadığı ve müştekinin yaralanmasına ilişkin olarak sanık ve arkadaşlarında bir iştirak iradesinin de belirlenemediği olay sonucu meydana gelen nitelikli yaralanma eyleminden ötürü sanığın sübjektif sorumluluk ilkesi uyarınca 5237 sayılı TCK'nin 39. maddesinde düzenlenen suçun işlenmesine yardım etme eyleminden dolayı TCK'nin 39/1,2. maddesi gereği cezalandırılması yerine yazılı şekilde hüküm kurulması gerekçeleriyle yerel mahkeme hükmünün bozulması düşüncesi ile sayın çoğunluğun onamaya yönelik aksi görüşüne katılmıyorum.
Muhalif Üye
...
Full & Egal Universal Law Academy