MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece bozmaya uyularak verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 25.10.2017 tarih, 2017/8477 Esas ve 2017/13483 Karar sayılı ilamı ile “5237 sayılı TCK'nin 51/3. maddesi uyarınca cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresinin mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağı gözetilmeden denetim süresinin 1 yıl olarak belirlenmesi” ile bozulmuş olması ancak “1412 sayılı Kanun'un 326. maddesinde yazılı aleyhte bozma yasağı, kazanılmış hak ilkesi yalnızca ceza süresi ile sınırlı” olacağını öngören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 11.05.2010 tarihli ve 2010/4-87 Esas ve 2010/112 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere güvenlik tedbirlerinin ceza niteliğinde olmaması karşısında aleyhe bozma yasağına konu olamayacağından tebliğnamenin (3) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK’nin 53/3. maddesi uyarınca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri bakımından TCK’nin 53/1-c maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemişse de Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu hususlar infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamış ve tebliğnamenin bu yöndeki bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 19.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy