MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KATILAN SANIKLAR : ..., ...
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlerine dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın ve katılanın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2) Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
a) Katılanın yaralanmasının duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu yönündeki Sivas Devlet Hastanesinin 18.02.2015 tarihli adli raporu adli tıp kriterlerine uygun olmayacak şekilde olay tarihinin üzerinden 18 ay geçmeden yapılan muayene sonrasında düzenlendiği gibi hüküm kurmaya da elverişli olmaması karşısında, katılana ait tüm doktor raporları ve tedavi evraklarının varsa grafileri ile birlikte temin edilerek katılanla birlikte en yakın adli tıp şube müdürlüğüne gönderilerek 5237 sayılı TCK'nin 86 ve 87. maddelerindeki tüm unsurları kapsayacak şekilde yeniden raporun aldırılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre;
b) Hükme esas alınan raporda katılanda meydana gelen sağ patella kırığının duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olduğunun ancak vücutta kemik kırığı bulunmadığının bildirildiği görülmekle, rapordaki çelişkinin giderilmesi için en yakın adli tıp şube müdürlüğünden rapor alınarak sonucuna göre sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddelerine temas etmesi halinde sanık hakkında bu maddeden ek savunma hakkı da tanınıp meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 tarih ve 2015/1167 Esas - 2017/247 Karar sayılı kararı uyarınca sanık hakkında iddianamede talep edilmediği halde, 5271 sayılı CMK'nin 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden 5237 sayılı TCK'nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
d) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy