Kasten yaralama suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 25/12/2017 tarihli ve 2017/18172 soruşturma, 2017/4883 Esas, 2017/4056 sayılı iddianamenin iadesine dair... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/01/2018 tarihli ve 2017/701 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/01/2018 tarihli ve 2018/109 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 30.05.2018 tarih ve 2018/6622 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.06.2018 tarih ve 2018/48796 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Her ne kadar şüpheli hakkında düzenlenen iddianamenin, "müştekinin öğretmen olarak görev yaptığını, çalıştığı yerin temizliği ile ilgili bir kamu görevi olmadığı, sanık tarafından işlenen kasten yaralama suçunun kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle işlenmediği” gerekçesiyle iadesine karar verilmiş ise de,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesinde, iddianamede bulunması gereken hususların neler olacağının gösterildiği, aynı Kanun'un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, anılan Kanun’un 174/2. maddesinde suçun hukuki nitelendirilmesi sebebiyle iddianamenin iade edilemeyeceğinin düzenlendiği, yine söz konusu Kanun'un 170/2. maddesinde yer alan, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler." hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden;... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/01/2018 tarihli ve 2018/109 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.