Kasten yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 31/2, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddesi gereğince 3 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına dair....1. Çocuk Mahkemesinin 30/01/2014 tarihli ve 2013/838 Esas, 2014/60 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun deneme süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle yeniden yapılan yargılamasında hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-e, 31/2,62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin....1. Çocuk Mahkemesinin 25/01/2018 tarihli ve 2017/97 Esas, 2018/47 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 30.05.2018 tarih ve 2018/3802 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.06.2018 tarih ve 2018/48830 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (c) bendinde yer alan “Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar.” şeklindeki düzenleme gereğince suça sürüklenen çocuklar yönünden üst sınırı 3 yılı geçmeyen hapis cezasını gerektiren suçların da uzlaştırma kapsamına alındığı cihetle, somut olayda suça sürüklenen çocuğa atılı 5237 sayılı Kanun’un 86/2 ve 86/3-e maddelerinde düzenlenen suçun üst sınırının 3 yılı aşmadığı cihetle uzlaşma kapsamında kaldığı, 08/12/2017 tarihli uzlaşma raporuna göre uzlaşmanın sağlandığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 254/2. Maddesindeki “Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini defaten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir.” şeklindeki düzenleme gereğince suça sürüklenen çocuk hakkında düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden;....1. Çocuk Mahkemesinin 25/01/2018 tarihli ve 2017/97 Esas, 2018/47 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nin 253 ve 223/8. maddeleri gereğince uzlaştırma nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
-2-
Full & Egal Universal Law Academy