Eşe karşı vücudunda kemik kırığına sebep olacak şekilde kasten yaralama, eşe karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 27/02/2018 tarihli ve 2017/18408 soruşturma, 2018/1261 Esas, 2018/858 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 174/1. maddesine uygun düzenlenmediğinden bahisle iadesine dair... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/03/2018 tarihli ve 2018/181 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/03/2018 tarihli ve 2018/107 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 07.06.2018 tarih ve 2018/5345 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2018 tarih ve 2018/51547 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesince, mağdur hakkında ayrıntılı adli rapor aldırılmaksızın suçun sübutuna esas teşkil eden ve suçun sübutuna mutlak surette etki edecek delil niteliği taşıyan deliller toplanmadan iddianame düzenlendiğinden bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği, somut olayda mağdur hakkında 19/09/2017 tarihli adli raporun dosyada bulunduğu, yargılama sırasında bu raporun yeterli bulunmaması halinde mahkemesince tekrar rapor alınabileceği, iddianamenin iadesi sebepleri arasında mağdurun ayrıntılı adli raporunun veya kesin raporunun aldırılmamasının yer almadığı gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden;... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/03/2018 tarihli ve 2018/107 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
-2-