MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Düşme, mahkumiyet
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan uzlaşma nedeniyle verilen düşme kararına yönelik sanık müdafiin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ... müdafiin 29.01.2018 havale tarihli dilekçesi ile temyiz isteminde bulunduğu, ancak 26.02.2018 havale tarihli dilekçesi ile temyiz istemlerinden vazgeçtiklerini belirttiğinin anlaşılması karşısında, temyizen incelenmeksizin mahal mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Sanık ... hakkında mağdur ...'e karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bozma öncesi isabetli şekilde TCK'nin 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verildiği halde, bozma sonrası mükerrir olan sanık hakkında, hapis cezasına hükmedilmesine rağmen, TCK'nin 58. maddesinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ila ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılmasının öngörülmüş olması karşısında, mağdur hakkında düzenlenen adli raporda, vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2.) derece olduğu belirtilmesine rağmen, bozma öncesi kırığın derecesi ile orantılı şekilde (1/6) oranında artırım yapıldığı halde, bozma sonrası yapılan yargılamada TCK'nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesine aykırı olarak sanığın cezasında (1/4) oranında artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
b) Bozma öncesi katılan sıfatını alan ...'in, bozma sonrası yapılan yargılama sırasında 14.08.2017 tarihli dilekçesi ile sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini belirtmesi karşısında, 5271 sayılı CMK'nin 243. maddesi gereğince katılmanın hükümsüz kaldığı ve vekalet ücretine hak kazanamayacağı gözetilmeden, sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 30.01.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy