Kasten yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk ...'in 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2, 86/3-e ve 62/1. maddeleri gereğince 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair .... 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/02/2017 tarihli ve 2016/1 Esas, 2017/78 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 18.06.2018 tarih ve 2018/378 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.06.2018 tarih ve 2018/55556 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuğa 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 150/2. maddesi uyannca zorunlu müdafii atanmamış ise de, Mahkeme tarafından 01/02/2017 tarihinde alınan ifadesi sırasında suça sürüklenen çocuğun 18 yaşını ikmal ettiğinden dolayı anılan hususun telafisi mümkün olmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
1) Kayden 28/12/1994 doğumlu olup, suçun işlendiği 21/08/2012 tarihinde onbeş yaşını doldurmuş olup, onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmamış olmasında,
2) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında, aynı Kanun’un 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmesinde,
3) Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35/1. maddesi uyarınca sosyal inceleme yaptırılıp raporunun aldırılmaması ve raporun aldırılmamış olması halinde aynı Kanunun 35/3. fıkrası gereğince bahse konu durumun nedeninin gerekçeli kararda tartışılmamasında,
4) 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (e) bendinde yer alan “Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar’’ şeklindeki düzenleme gereğince suça sürüklenen çocuklar yönünden üst sınırı 3 yılı geçmeyen hapis cezasını gerektiren suçlar da uzlaştırma kapsamına alındığı cihetle, somut olayda suça sürüklenen çocuğa atılı 5237 sayılı Kanunun 86/2 ve 86/3-e maddelerinde düzenlenen suçun üst sınırının 3 yılı aşmadığı cihetle uzlaştırma kapsamında kaldığı, 5271 sayılı Kanunun 254. maddesine göre öncelikle dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; .... 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/02/2017 tarihli ve 2016/1 Esas, 2017/78 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy