Basit yaralama suçundan sanık ...'ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2, 86/3-a, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/12/2016 tarihli ve 2015/456 Esas, 2016/616 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 18.06.2018 tarih ve 2018/5425 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.06.2018 tarih ve 2018/55530 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, her ne kadar sanık hakkında eşe karşı kasten yaralama suçu sebebiyle mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; dosya içeriğinde bulunan nüfus kayıt tablolarına göre müşteki ile sanığın suçun işlendiği 25/05/2014 tarihinden önce 06/11/2013 tarihinde boşanmış oldukları anlaşılmakla; suç tarihinde sanıktan boşanmış olan mağdur ...'in 12/04/2016 havale tarihli dilekçesiyle sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçmesi sebebiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 73/4 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan davasının düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden;... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/12/2016 tarihli ve 2015/456 Esas, 2016/616 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 73/4. maddesi delaletiyle 5271 sayılı CMK'nin 223/8. maddesi gereğince mağdur ...’in şikayeti söz konusu olmadığından DÜŞÜRÜLMESİNE; dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 12.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.