Kasten yaralama suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair .... Sulh Ceza Mahkemesinin 22/09/2010 tarihli ve 2010/177 Esas, 2010/336 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle yapılan yargılama sonucunda hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin....12. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/01/2018 tarihli ve 2017/828 Esas, 2018/55 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 25.07.2018 tarih ve 2018/8897 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.08.2018 tarih ve 2018/67121 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06/12/2016 tarihli ve 2016/3-34 Esas, 2016/467 sayılı ilamında, ‘‘Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda dava zaman aşımı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihte durmaya başlayıp, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde yeni suç işlendiği veya denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine aykırı davranıldığı tarihte dava zaman aşımı süresi yeniden işlemeye başlayacaktır. Anayasanın 38/4 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/2. maddelerinde düzenlenmiş bulunan “masumiyet karinesi” gereğince suçluluğu kanunen sabit oluncaya kadar herkesin masum sayılacağı cihetle, hükmün açıklanabilmesi için denetim süresi içinde işlendiği ihbar olunan kasıtlı suçla ilgili mahkumiyet kararının kesinleşmiş olması gözetilmelidir.” şeklinde belirtilmiş olması karşısında, denetim süresi içinde dava zaman aşımının duracağı ve zaman aşımının denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı kabul edilerek yapılan incelemede,
Adı geçen sanık hakkında 16/04/2007 tarihinde işlemiş olduğu kasten yaralama suçu nedeniyle .... Sulh Ceza Mahkemesinin 22/09/2010 tarihli kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 15/11/2010 tarihinde kesinleşmesinden sonra 12/08/2012 tarihinde sanık tarafından yeni suç işlendiği ve bu suça ilişkin....5. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/07/2017 tarihli ve 2017/240 Esas, 2017/532 sayılı kararı
ile kurulan mahkumiyet hükmünün 08/09/2017 tarihinde kesinleştiği gözetildiğinde, sanık hakkında duran zaman aşımı süresinin ikinci suçun işlenme tarihi olan 12/08/2012 tarihinde yeniden işlemeye başladığı, suç tarihi olan 16/04/2007 tarihi ile hükmün açıklanarak mahkumiyet kararının verildiği 23/01/2018 tarihleri arasında 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesinde öngörülen dava zaman aşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden, sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden;....12. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/01/2018 tarihli ve 2017/828 Esas, 2018/55 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının CMUK'un 322/1. ve CMK'nin 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
-2-