MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyete dair
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında, mahkemenin 20.03.2007 tarih ve 2006/384 Esas - 2007/85 Karar sayılı ilk kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 87/3, 29 ve 62. maddeleri gereğince verilen 5 ay 25 gün hapis cezasının TCK'nin 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince 3500,00 TL adli para cezasına çevrilerek, TCK'nin 52/4. maddesi gereğince 20 eşit aylık taksitler halinde ödenmesine şeklinde taksitlendirilmesine dair karar verildiği, hükmün yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine 5271 sayılı CMK'nin 231. madde uygulamasının mahalli mahkemece değerlendirilmesi yönünden Dairemizin 25.06.2009 tarih ve 2009/8519 Esas – 2009/13097 Karar sayılı kararı ile bozulduğu, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda mahkemenin 11.02.2010 tarih ve 2009/610 Esas – 2010/53 Karar sayılı kararı ile sanığın TCK'nin 86/1, 87/3, 29, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince 3500,00 TL ile cezalandırılmasına ve açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair verilen hükmün de Dairemizin 27.03.2012 tarih ve 2012/6056 Esas – 2012/12243 Karar sayılı kararı ile; hükümde yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile CMK'nin 231. maddesinin uygulanmamasına karar verildiğinden bahisle bozulmasına karar verildiği, sonrasında mahkemenin 22.01.2013 tarih ve 2012/482 Esas – 2013/35 Karar sayılı kararı ile sanığın 5560 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesindeki düzenlemenin sanık lehine olduğu belirtilerek TCK'nin 87/3, 29 ve 62. maddeleri gereğince sanığın 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair verilen hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, sanığın denetim süresi içinde kasti suç işlemesi nedeniyle mahkemenin temyize konu kararı ile açıklanması geri bırakılan hükmün TCK'nin 87/3, 29 ve 62. maddeleri gereğince verilen 5 ay hapis cezası olarak açıklanmasına karar verildiği, ancak Ceza Genel Kurulunun 09.02.2016 tarih ve 2014/71 Esas - 2016/42 Karar sayılı ilamı gereğince sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilen ilk hükümdeki sanığın 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkı nedeniyle sanığa verilen hapis cezasının TCK'nin 50/1-a, 52/2 ve 52/4. maddeleri gereğince adli para cezası ve taksitlendirilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple, 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesi gereğince, hükmün 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin (d) numaralı paragrafının hükümden çıkartılması ve bu paragrafın yerine yeni bir paragraf olarak “1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca neticeten sanığın 3500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının TCK'nin 52/4. maddesi uyarınca takdiren birer ay ara ile 20 eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy