MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık ... hakkında ...'i yaralama eyleminden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK'nin 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların aynı Kanun'un 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2) Sanık ... hakkında ...'i yaralama eyleminden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezasının 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanunu'nun 26. maddesiyle 5230 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'a eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte olduğundan sanığın temyiz itirazlarının 5320 sayılı Kanun’un 8/1. ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
3) Sanık ... hakkında katılan sanık ...'i yaralama, sanıklar ..., ... ve ... hakkında sanık ...'in katılan sanık ...’i yaralama eylemine yardım etme eylemlerinden verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, ancak;
Katılan sanık ...'ın, soruşturma aşamasında sıcağı sıcağına alınan ifadesinde kendisini yaralayanın katılan sanık ... olduğu, kovuşturma aşamasında da sanıklar ..., ... ve ... tarafından da darp edildiğini belirtmesi, tanık ...'ın sanıklar..., ... ve ...'un hep birlikte ...'a saldırıyorlardı şeklindeki beyanı karşısında yetersiz gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 6723 sayılı Kanun'un 33.maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
4) Sanık ... hakkında ...'i yaralama, sanık ... ve ... hakkında ...'yi yaralama eylemlerinden kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, ancak;
a) Karşılıklı yaralama şeklinde gerçekleşen olayda, sanıkların olayın gelişimini farklı şekilde anlattıkları, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespitine çalışılması; bunun mümkün olmaması halinde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanıklar lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari seviyede uygulanıp uygulanmayacağının tartışmasız bırakılması,
b) Katılan sanık ...'a ait adli raporda yaşamsal tehlike geçirmediği, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve yaşam fonksiyonlarını hafif (1) derece etkileyecek kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı bildirildiği halde, sanık ... ve katılan sanık ... haklarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/1. maddesi uyarınca hükmolunan temel hapis cezasının kırığın derecesine göre 87/3. maddesi uyarınca arttırılması yerine, uygulama yeri bulunmayan 87/1-d maddesi uyarınca bir kat arttırıldığı belirtilerek 2 yıl 12 ay hapis cezasına hükmedilerek sanıklara fazla ceza tayin edilmesi,
c) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesine aykırı olarak, katılan sanık ...'ın ek savunması alınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 87/1-d-son maddesi uyarınca uygulama yapılması,
d) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ile sanık ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy