MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyetlere dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmünde;
a) Müşteki ...'ın yaralanmasına dair ... Devlet Hastanesince düzenlenen 07.07.2013 tarihli adli rapor formunda; "sol ön kolda tendon ve ven kesisi, sağ ön kolda yüzeyel kesi mevcut olduğu, yaşamsal tehlike yarattığı, basit tıbbi müdahale ile iyileşmesinin mümkün olmadığı, durumu bildirir geçici rapor olduğu, kati raporun el cerrahisi tarafından verileceği" belirtilmesine rağmen, 5237 sayılı TCK'nin 86 ve 87. maddelerindeki ölçütlere göre yaralanmasının niteliğine ilişkin kati hekim raporu alınmaksızın geçici raporla hüküm kurulduğu anlaşıldığından, müştekinin tüm doktor raporları ve tedavi evraklarının varsa grafileri ile birlikte ilgili Adli Tıp Kurumuna gönderilip, hakkında kati rapor alındıktan sonra, sanığın hukuki durumun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
b) Kabule göre, müştekinin geçici adli raporunda yaralanmasının yaşamsal tehlike yaratmış olduğu tespiti yapılmasına rağmen, sanığın TCK'nin 86/1, 86/3-e ve 87/1-d,son maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi yerine, yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle sanığa eksik ceza tayini,
2)Sanık hakkında kasten yaralama ve tehdit suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinde;
a) Sanığın da basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandığı karşılıklı kavga şeklinde gelişen olayda, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin tespit edilemediği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas 367 Karar sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Dairemizin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında da kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanık lehine TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün TCK'nin 3. maddesinde belirtilen orantılık ilkesi gereğince (1/4) oranında uygulanmasını gerektirdiği halde, yüksek oranda haksız tahrik indirimi yapılması suretiyle sanığa eksik ceza tayini,
b) Sanığın ...Tipi Kapalı Cezaevinde hükümlü olduğu, mahkemeye normal sevkinde geldiği, suçunu ikrar ederek mahkemeye yardımcı olduğu, kendisinin de iddianamede mağdur şüpheli olduğu halde uzlaşma iradesini yansıtacak biçimde şikayetçi olmadığı, mahkeme huzurunda bulunduğu süre zarfında herhangi bir saygısız tutumunun zapta geçmediği, sanığın müsnet suçları haksız tahrik altında işlediğinin mahkemece kabul edildiği dikkate alındığında, sanık lehine TCK'nin 62. maddesinde tanımlanan takdiri indirim nedeninin uygulanması gerektiği halde yetersiz gerekçe ile uygulanmaması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
c) Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken, 5275 sayılı Kanun'un 108/2 ve TCK'nin 58/7. maddeleri dikkate alınarak, tekerrüre esas mahkûmiyetlerden en ağır cezayı içeren "Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2011 tarihinde yerine getirilmiş, 02.10.2006 tarihinde kesinleşmiş, 23.02.2006 tarih ve 2005/425 Esas - 2006/15 Karar sayılı 5237 sayılı TCK'nin 188/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca verilen 4 yıl 2 ay hapis cezasına" ilişkin mahkumiyet hükmünün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, "Mustafa Kemalpaşa Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2012 tarihinde kesinleşmiş, 17.01.2012 tarih ve 2010/363 Esas - 2012/36 Karar sayılı 5237 sayılı TCK'nin 142/2-b,2. maddesi uyarınca verilen 3 yıl hapis cezasının" tekerrüre esas alınması,
d)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş bulunduğundan, hükümlerin bu sebeplerle, 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 09.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.