MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair
Dairemizin sanık hakkındaki yaralamadan 06.11.2017 gün ve 2017/1627 Esas, 2017/14242 Karar sayılı ONAMA kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 27.09.2018 tarih, KD-2018/53131 sayılı itiraznamesi ile;
“Sanık ...'in şahsi ve sosyal durumu geçmiş hali mahkeme huzurundaki tutum ve davranışları lehe kabul edilerek tayin olunan temel cezada TCK'nin 62/1. maddesi uyarınca indirim yapıldığı, yine daha önce sabıkasının bulunmaması ve yargılama sırasında gösterdiği pişmanlık nedeniyle kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın ertelenmesine karar verildiği halde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken bu kez şahsi ve sosyal durumu, kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilerek hükümde çelişki yaratılmak suretiyle 5271 sayılı CMK'nun 231.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına ve infazı kısıtlayacak şekilde ertelenen cezanın tamamen infazına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulmasına karar verilmesi" gerektiğinden bahisle ONAMA kararının kaldırılarak hükmün BOZULMASI gerektiği belirtilmek suretiyle Dairemizin ONAMA kararının kaldırılması talebiyle dosyanın, 05.07.2012 tarihinde Resmi Gazete yayınlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un 99. maddesiyle ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. bentler hükmü uyarınca itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,
2) Dairemizin sanık hakkındaki 06.11.2017 gün ve 2017/1627 Esas, 2017/14242 Karar sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,
Sanık hakkında tanık ...'ın beyanlarına göre mağduru arabayla basit yaralamaya teşebbüs suçundan zamanaşımı süresince dava açılması mümkün görülmüştür.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sanık hakkında kişilik özelliklerine göre yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumsuz kanaate varılarak CMK’nin 231. maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği halde, “Sanığın daha önce sabıkasının bulunmaması, yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla cezanın ertelenmesi halinde sanığın ileride tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememize olumlu kanaatin oluşması göz önüne alınarak” şeklindeki gerekçe ile hükmolunan hapis cezasının TCK’nin 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilerek kararda çelişki oluşturulması,
2) Kırık nedeniyle artırım maddesinin TCK'nin 87/3. maddesi yerine 86/3. maddesi şeklinde hatalı gösterilmesi,
3) TCK'nin 51/7. maddesine göre ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi yerine, infazı kısıtlayacak şekilde denetim süresi içerisinde yeniden suç işlenmesi halinde ertelenen cezanın tamamen infazına karar verilmesi,
4) Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca itiraznameye uygun olarak BOZULMASINA, 15.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy