MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin mağdur ...'in temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mağdurun, 25/06/2015 tarihinde yüzüne karşı verilen hükmü yasal süresi geçtikten sonra 07/07/2015 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanık ... hakkında mağdur ...'e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmüne ilişkin mağdur ...'in temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mağdurun 16/06/2015 tarihli oturumda şikayetinden vazgeçtiğini beyan ettiği anlaşılmakla, mağdur ...'in temyize hak ve yetkisi bulunmaması nedeniyle temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
3) Sanık ... hakkında mağdur ...'e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin sanık ...'in temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Mağdurun yaralanmasına ilişkin Mustafa Kemal Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Arştırma Hastanesinin 14/07/2014 tarihli geçici raporunun hükme esas alınacak ölçüde yeterli olmaması nedeniyle, mağdurun tedavi evrakları ve geçici raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğüne sevk edilerek, özellikle söz konusu yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olup olmadığı hususunu gösterir şekilde, 5237 sayılı TCK'nin 86. ve 87. maddelerinde
belirlenen ölçütlere göre rapor alınması gerektiği gözetilmeden, yetersiz rapora dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22/10/2002 tarihli ve E.2002/4 - 238 - K.2002/367 sayılı kararı uyarınca, taraflar arasında çıkan tartışmada, dosya kapsamındaki delillerden ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin kesin olarak belirlenememesi karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükmünün asgari oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve E.2014/140 - K.2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, BOZULMASINA, 01/11/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy