MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık ... müdafiinin 06.04.2018 tarihli temyiz dilekçesi içeriğine göre hükmü sanık sıfatıyla temyiz ettiği anlaşıldığından bu kapsamla sınırlı olarak yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine ancak:
1) Oluşa, tüm dosya kapsamına, yargılamaya konu suçun 20.07.2012 tarihinde işlenmesine, sanık hakkında adli sicil kaydı itibariyle açıklanmış bir mahkumiyet kararının bulunmamasına, kişiliği hakkında olumlu kanaat edinilerek 5237 sayılı TCK'nin 62. maddesinin uygulanmasına, TCK'nin 51. maddesi gereğince tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat edinilmesi nedeniyle cezasının ertelenmesine, müşteki vekilinin 31.12.2018 tarihli dilekçesi ile sanık tarafından maddi ve manevi tüm zararlarının karşılandığını beyan etmesine göre; sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2) 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi gereğince hak yoksunları uygulanırken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas - 2015/85 Kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.02.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy