MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyetlere dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında müştekiler ... ve ...'e yönelik hakaret ve müşteki ...'e yönelik kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık hakkında tayin edilen adli para cezalarının tür ve miktarı itibariyle verilen hükümlerin, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. madde gereğince kesin nitelikte olup temyizleri mümkün olmadığından, sanığın temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2) Sanık hakkında müşteki ... ve ...'e yönelik tehdit ve müşteki ...'ye yönelik kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a)Gerekçeli karar başlığında suç tarihi olan 23.12.2014 tarihi gösterilmesine rağmen, olayla ilgili olmayan bir başka tarihin de gösterilmesi suretiyle maddi yazım hatası yapılması,
b) Sanığın dosyada mevcut adli sicil kaydında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nin 51. maddesinin uygulanmasına engel kabul edilen Demirköy(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 08.04.2004 tarihinde kesinleşmiş, 03.07.2002 tarih ve 2001/134 Esas - 2002/77 Karar sayılı ilamındaki 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca erteli 6831 sayılı Kanun'un 91/1,2,3. maddeleri uyarınca verilen 20 ay hapis cezası ile cezalandırılması ilişkin mahkumiyet hükmünün, 765 sayılı TCK'nin 95/2. maddesi gereğince karar tarihinden itibaren beş yıllık deneme süresinin dolması nedeniyle esasen vaki olmamış sayılması karşısında, adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında TCK’nin 51. ve CMK’nin 231. maddelerine uygun şekilde objektif ve subjektif koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği ayrı ayrı değerlendirilerek hükmün ertelenmesine veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceği tartışılmaksızın, yanlış gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi,
c) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmünde; Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
d) Sanık hakkında tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmünde; 5237 sayılı TCK'nin 50/6. maddesi seçenek tedbirlere uyulmaması halinde yapılacak uygulamayı düzenlemiş olup, seçenek yaptırım olan adli para cezasının yerine getirilmemesi halinde 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi ile uygulama yapılacağı, diğer seçenek tedbirlerinin kanuni süresi içerisinde yerine getirilmeye başlanmaması ya da başlandığı halde devam edilmemesi halinde TCK'nin 50/6. maddesi uyarınca hükmü veren mahkemece hapis cezasının kısmen ya da tamamen infazına dair bir karar verileceği gözetilmeksizin, hükümde uygulama maddesi olan TCK'nin 50/6. maddesi de gösterilmeksizin, hapis cezası adli para cezasına çevrilen sanığa bu maddede belirtilen şekliyle ihtarat yapılmasına karar verilmek suretiyle infazı kısıtlayacak şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerle, 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, 02.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.