MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece, bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1) Katılanın yaralanmasına ilişkin düzenlenen ... Devlet Hastanesinin 17.06.2009 tarih, 2496 numaralı raporda "Sağ frontal bölgede 10 cm skalp kesisi, yara kirlidir ve venöz kanama mevcuttur, bu bölgede kemikte çökme fraktürü" olduğunun belirtildiği, aynı hastanenin 16.11.2009 tarihli raporunda "Sağ frontal çökme kırığı nedeniyle kraniektomi ameliyatı yapıldığı" belirtilmiş olması ve Dairemizin bozmasında, katılandaki yaralanmanın duyu ve organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması veya yitirilmesi ile yüzde sabit ize veya sürekli değişikliğe neden olup olmadığı hususunda rapor düzenlenmesinin istendiği, ancak ... Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünce düzenlenen 18.10.2017 tarihli raporun bu hususta görüş içermediği gözetilmeden, yetersiz raporun hükme esas alınması,
2) İlk haksız hareketin kim tarafından yapıldığının tespit edilememesi gerekçesi ile TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasında, TCK'nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesi dikkate alınarak (1/4) oranında indirim yapılması yerine (3/8) oranında indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayini,
3) Kendisini duruşmalarda vekil aracılığı ile temsil ettiren katılan lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca maktu vekalet ücreti tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, 18.02.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.