Kasten yaralama suçundan sanık ...’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 29/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu gerekçesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair Emirdağ Asliye Ceza Mahkemesinin 02.01.2018 tarihli ve 2017/520 Esas, 2018/7 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 24.09.2018 tarih ve 2018/9975 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.10.2018 tarih ve 2018/78895 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, adı geçen sanığın adli sicil kaydında kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunduğu bu nedenle yasal koşullar oluşmadığı gerekçesi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, sanığın adli sicil kaydında yapılan incelemede, adli sicil ve arşiv kaydının bulunmadığı anlaşılmakla, dosya kapsamı ile çelişen hukuka aykırı gerekçeye istinaden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Emirdağ Asliye Ceza Mahkemesinin 02.01.2018 tarihli ve 2017/520 Esas, 2018/7 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy