Kasten yaralama suçundan sanık ...'nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2. maddesi uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Ankara 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2017 tarihli ve 2017/510 Esas, 2017/879 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 14.09.2018 tarih ve 2018/6483 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 27.09.2018 tarih ve 2018/76880 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.03.2014 tarihli ve 2013/14-102 Esas, 2014/128 sayılı kararında belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartları oluşmadığı halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda, kanun yararına bozma yoluna başvurulabileceği ve bozma kararının aleyhe sonuç doğuracağı nazara alınarak yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre, sanık ...’nın adli sicil kaydında daha önce işlemiş olduğu suçlar nedeniyle Sincan 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 10.10.2013 tarihli ve 2012/985 Esas, 2013/894 sayılı kararı ile Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemenin 11.04.2014 tarihli ve 2013/534 Esas, 2014/203 sayılı kararları ile verilen ve sırasıyla 10.10.2013 ve 22.05.2014 tarihlerinde kesinleşen mahkumiyet kayıtlarının bulunduğu, iş bu yargılamaya konu suçun da 11.02.2015 tarihinde işlendiği cihetle, 5271 sayılı Kanun'un 231/6. maddesindeki “Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için: a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması...” şeklindeki hükme nazaran, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Ankara 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2017 tarihli ve 2017/510 Esas, 2017/879 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy