Kasten yaralama suçundan şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 24.05.2018 tarihli ve 2017/20328 soruşturma, 2018/3238 Esas, 2018/2801 sayılı iddianamenin iadesine dair Karşıyaka 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2018 tarihli ve 2018/372 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.06.2018 tarihli ve 2018/2215 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 14.09.2018 tarih ve 2018/8846 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2018 tarih ve 2018/75861 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, şüphelilerin cezaevinden hastaneye mahkum sevkiyle vazifeli jandarma görevlileri oldukları, suç tarihinde; cezaevinden hastaneye muayene için götürülen mağdurun, muayene dönüşünde araca binerken üzerini aratmak istememesi üzerine aralarında arbede çıktığı ve şüphelilerin mağdura vurarak basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek derecede yaraladıkları iddiası üzerine, şüpheliler hakkında soruşturma başlatıldığı,
Şüphelilerin üzerlerine atılı kasten yaralama suçu yönünden Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 24.05.2018 tarihli ve 2017/20328 sayılı soruşturma dosyası üzerinden iddianame düzenlendiği, Karşıyaka 6. Asliye Ceza Mahkemesince de, “şüpheliler ...Ceza infaz kurumu korumasında görevli jandarma görevlileri olup,., herhangi bir adli görev söz konusu olmaksızın ..suç işlemiş oldukları ileri sürülmüş olduğundan, ..soruşturma işlemlerinin 4483 Sayılı... kanun hükümlerine göre yapılması gerekirken bu zorunluluk yerine getirilmeden iddianame düzenlendiği anlaşılmakla iadesine karar verilmek gerekmiştir.” şeklindeki gerekçeyle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de,
4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun'un 1. maddesine göre “Bu Kanunun amacı, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı yargılanabilmeleri için izin vermeye yetkili mercileri belirtmek ve izlenecek usulü düzenlemektir.”
Aynı Kanun'un 2. maddesi ise “Bu Kanun, Devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürüttükleri kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevleri ifa eden memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlar hakkında uygulanır.” hükmünü öngörmekte olup,
4483 sayılı Kanundaki “kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suç” ifadesinden, görev ile bağlantılı olarak, sadece kamu görevlileri tarafından işlenebilen, failin kamu görevlisi olmasının suç tipinde kurucu öge olarak öngörüldüğü suçları anlamak gerektiği, bu durum karşısında, suç tarihinde jandarma görevlisi olan sanıkların müştekiye yönelik kasten yaralama eylemlerinin, görevle ilgili olarak işlenmesinin söz konusu olamayacağı, görev sırasında işlenmiş olsa bile 4483 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasının olanaksız olduğu ve genel hükümler uyarınca Cumhuriyet Savcısı tarafından doğrudan dava açılmasının gerekeceği gözetildiğinde, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.06.2018 tarihli ve 2018/2215 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.