Kasten yaralama suçundan sanık ...’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 29, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Karacabey 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.09.2014 tarihli ve 2014/399 Esas, 2014/217 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde yeniden suç işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanması ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 29, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Karacabey 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2018 tarihli ve 2017/569 Esas, 2018/405 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 24.09.2018 tarih ve 2018/10272 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2018 tarih ve 2018/79123 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesinde yer alan “(11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki hüküm dikkate alındığında, sanığın denetim süresi içerisinde işlediği Karacabey 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2017 tarihli ve 2016/231 Esas, 2017/119 sayılı kararına konu suçun taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçu olup kasten işlenen bir suç olmadığı, bu haliyle hükmün açıklanmasına ilişkin koşulların oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Karacabey 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2018 tarihli ve 2017/569 Esas, 2018/405 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy