Kasten yaralama suçundan sanıklar ..., ...,...,... ve ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca ikişer kez 2.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına dair Ankara 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2018 tarihli ve 2017/545 Esas, 2018/289 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 27.09.2018 tarih ve 2018/9411 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.10.2018 tarih ve 2018/79896 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre,
1) Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/72996 soruşturma numaralı dosyasında, sanıklar hakkında dosyadaki diğer müşteki ...’e karşı işledikleri ileri sürülen kasten yaralama suçu açısından 02.05.2017 tarihli ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesini müteakip, sanıkların müşteki ...'a karşı olan kasten yaralama eylemleri nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 25.05.2017 tarihli ve 2017/72996 soruşturma, 2017/17252 Esas, 2017/13008 sayılı iddianame ile kamu davası açılması üzerine, yapılan kovuşturma sonucunda anılan Mahkeme kararı ile sanıklar hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen müşteki...’e karşı işledikleri ileri sürülen kasten yaralama eylemleri nedeniyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225. maddesinde yer verilen “hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilir. ” hükmüne aykırı olarak iddianamede sanıklar için anlatılmayan eylem de hesaba katılmak suretiyle cezalandırılmalarına karar verilmesinde,
2) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 210/1. maddesinde yer alan “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak olayın tek tanığı durumunda bulunan ...’nun anılan yasal düzenlemeye aykırı olarak duruşmaya çağrılıp dinlenmeden karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Ankara 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2018 tarihli ve 2017/545 Esas, 2018/289 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
-2-