Basit yaralama suçundan sanık ...'nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2017 tarihli ve 2016/238 Esas, 2017/1185 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 27.09.2018 tarih ve 2018/3328 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.10.2018 tarih ve 2018/79883 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Kesinleşme şerhindeki hatanın mahallinde düzeltilebilir nitelikte idari bir işlem olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 15.12.2017 tarihli ve 2017/19084 Esas, 2017/28185 Karar sayılı ilamında “... TCK'nin 125. maddesinin üçüncü fıkrasının a bendinde düzenlenen kamu görevlisine hakaret suçu müstakilen uzlaştırmaya tabi değildir. Yine sanığa isnat edilen anılan Yasanın 106. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen sair tehdit suçu müstakilen uzlaştırmaya tabidir ancak, somut olayda kamu görevlisine hakaret suçuyla birlikte işlenmesi nedeniyle CMK'nin 253/3. maddesindeki düzenleme uyarınca uzlaştırma kapsamı dışında kalmıştır. Yapılan yargılama neticesinde ise, sanığın kamu görevlisine hakaret suçundan beraatine hükmolunup, mercii kararından ve kanun yararına bozma talebinden önce kesinleşmesi nedeniyle bu suçun işlendiğinden bahsedilemeyeceği için, sair tehdit suçu yönünden de uzlaştırmaya engel olan CMK'nin 253/3.; maddesinin uygulanma olanağı kalmayacak ve bu suç yönünden CMK'nin 254. maddesi gereğince uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerekecektir....” şeklinde belirtildiği üzere, somut olayda mahkemesince yapılan yargılama sonucu sanığın kişilerin huzur ve sükununu bozma, silahla tehdit ve kötü muamele suçlarından beraatine karar verildiği, uzlaşmaya tabi basit yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de anılan ilamda da belirtildiği gibi beraatine karar verilen suçların kanun yararına bozma talebinden önce kesinleşmesi nedeniyle ilgili suçların işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve basit yaralama suçu yönünden CMK'nin 253/3. maddesinin uygulanma olanağının kalmadığı ve bu suç yönünden CMK'nin 254. maddesi gereğince uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerektiği cihetle, sanık hakkında uzlaştırma işlemlerinin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2017 tarihli ve 2016/238 Esas, 2017/1185 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy