Kasten yaralama ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık suçlarından suça sürüklenen çocuk ...'ın 6136 sayılı Kanun’un 15/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2,86/3-e ve 62/1. maddeleri gereğince 5 ay ve 25 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Karaman 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.01.2015 tarihli ve 2014/236 Esas, 2015/29 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 24.09.2018 tarih ve 2018/11957 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2018 tarih ve 2018/78979 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Suça sürüklenen çocuğun tekerrüre esas alınan Karaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.06.2013 tarihli ve 2011/499 Esas, 2013/576 sayılı ilamına konu fiili işlediği sırada on sekiz yaşından küçük olması itibariyle, 5237 sayılı Kanun’un 58/5. bendinde yer alan “Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Karaman 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.01.2015 tarihli ve 2014/236 Esas, 2015/29 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince, TCK'nin 86/2. maddesinin seçimlik ceza olduğu, yerel mahkemece adli para cezasının da tercih edilebileceği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.09.2018 tarih ve 2015/1066 Esas, 2018/373 sayılı kararı da göz önüne alınarak kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.