Kasten yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-a-e, 43/1, 29, 31/3, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.860,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair Bartın (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 25.09.2012 tarihli ve 2012/220 Esas, 2012/1105 sayılı kararını müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçunu işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasına ve suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-a-e, 43/1, 29, 31/3, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.860,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bartın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2016 tarihli ve 2015/1122 Esas, 2016/735 sayılı kararının infazı sırasında, 02.12.2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'u ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde infaza konu ilamdaki suçun uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun yeniden değerlendirilerek, infazın durdurulup durdurulmayacağına dair bir karar verilmesi yönündeki Bartın infaz savcılığının talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin anılan Mahkemenin 16.12.2016 tarihli ve aynı sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 13.01.2017 tarihli ve 2016/958 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 24.09.2018 tarih ve 2018/7817 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2018 tarih ve 2018/79078 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakehıesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (e) bendinde yer alan “Mağdurun veya suçlan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar” şeklindeki düzenleme gereğince suça sürüklenen çocuklar yönünden üst sınırı 3 yılı geçmeyen hapis cezasını gerektiren suçlar da uzlaştırma kapsamına alındığı cihetle, somut olayda suça sürüklenen çocuğa atılı 5237
sayılı Kanun’un 86/2 ve 86/3-a-e maddelerinde düzenlenen suçun üst sınırının 3 yılı aşmadığı cihetle uzlaştırma kapsamında kaldığı, 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesine göre öncelikle dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuğun, babası olan mağduru iki farklı zaman diliminde basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuğun mağdura yönelik eylemlerinin iki ayrı kasten yaralama suçunu oluşturacağı ve her bir kasten yaralama suçundan ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle 5237 sayılı TCK'nin 43/3. maddesine aykırı davranılması, hususunun da kanun yararına bozma sebebi yapılıp yapılmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, takdir hakkı kullanıldıktan sonra diğer kanun yararına bozma istemlerinin incelenmesine; 24.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy