Kasten yaralama ve basit yaralama suçlarından sanık ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/1, 86/2, 86/3-e (2 kez), 29, 62 maddeleri gereğince 7 ay 15 gün hapis cezası ve 150 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kilis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.10.2010 tarihli ve 2009/450 Esas, 2010/223 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde 14.10.2011 tarihinde işlemiş olduğu tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1, 62, 52/2 maddeleri gereğince 3.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2014 tarihli ve 2014/306 Esas, 2014/196 sayılı kararının kesinleşmesini takiben ihbar yapılması üzerine, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi sebebiyle hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/1, 86/2, 86/3-e (2 kez), 29, 62 maddeleri gereğince 7 ay 15 gün hapis cezası ve 3.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin anılan Mahkemenin 25.12.2014 tarihli ve 2014/885 Esas, 2014/928 sayılı kararının Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 07.11.2017 tarihli ve 2017/2568 Esas, 2017/14277 karar sayılı ilamı ile adli para cezası yönünden reddini, hapis cezası yönünden bozulmasını takiben, Kilis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin bozma kararı doğrultusunda uyarlama yargılaması yapılması talebinin infaz edilmiş hükümler için uyarlama yargılaması yapılamayacağından bahisle reddine dair İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2017 tarihli ve 2014/306 Esas, 2014/196 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığının 24.09.2018 tarih ve 2018/9081 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2018 tarih ve 2018/78949 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 15.12.2017 tarihli ve 2017/19077 Esas, 2017/28179 Karar sayılı ilamında, “incelemeye konu dosyada çözülmesi gereken sorun, sanığa yükletilen ve uzlaştırma kapsamında bulunan suçlara ilişkin cezaların infaz edilmesi durumunda, uzlaştırma yapılmasının mümkün olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir. Ayrıntıları yukarıda hukuksal değerlendirme kısmında açıklandığı üzere; uzlaştırma kurumu, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesindeki düzenlemede nazara alınarak kesinleşen ve infaz edilmekte olan hükümlerde de uygulanabilecek ve bu husus infaz aşamasında gözetilebilecektir. Yerine getirilen hükümler yönünden ise, sanığın hukuki yararının bulunması koşuluyla
uygulanabilecektir. Denetim Süresi içerisinde işlenen incelemeye konu hakaret ve tehdit suçları nedeniyle, sanığın adli sicil kaydında yer alan ve açıklanması geri bırakılan hükmün, açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi için mahkemesine ihbarda bulunulmuştur. Sanığın denetim süresinde işlediği ve kesinleştiği belirlenen bu suçlar nedeniyle açıklanması geri bırakılan hükmün, açıklanması gerekmektedir ancak; sanığın denetim süresinde işlediği bu suçlar yönünden mahkemece, uzlaştırma uygulanıp, uzlaşma gerçekleştiği takdirde, CMK'nin 254/2. maddesi gereğince, uzlaşma sonucunda sanığın edimini defaten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine, edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde ise, sanık hakkında, CMK'nın 231. maddesindeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilecektir. Her iki durumda da, adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar yönünden, açıklanma nedeni olan “sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinden” bahsedilemeyeceği için hükmün açıklanması da mümkün olmayacaktır. Bu durumda anılan suçlar yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanmasında sanığın hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesinin, hükümler için yerine getirme fişi düzenlendiği gerekçesiyle 6763 sayılı Yasa hükümleri uyarınca uyarlama kararı verilmesine yer olmadığına dair 05.04.2017 tarihli ve 2015/37 Esas, 2016/282 sayılı ek kararına yönelik itirazın kabulü gerekirken, reddine dair mercii Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.05.2017 tarihli, 2017/282 Değişik iş sayılı kararında isabet bulunmamaktadır, şeklinde belirtildiği üzere, infazı tamamlanmış suçlarda, sanığın hukuki yararının bulunduğunun kabulü ile uzlaştırma işlemi uygulanmasında zorunluluk bulunduğundan bahisle uyarlama yargılaması yapılması gerektiğinin anlaşıldığı,
Dosya kapsamına göre, İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2017 tarihli kararıyla 6763 sayılı Kanunla 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinde uzlaştırma konusunda yapılan değişiklikler nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi talebinin reddine karar verilmiş ise de, sanığın suç tarihi itibariyle uzlaşma kapsamına girmeyen tehdit suçunu işlemesi nedeniyle uzlaştırma hükümlerinin uygulanmadığı, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinde değişiklik yapıldığı ve uzlaştırmanın 5237 sayılı Kanun'un 106/1. maddesinde yer alan tehdit suçu yönünden de uygulanabilir hale gelmesi nedeniyle sanığın üzerine tehdit suçu açısından söz konusu kanun değişikliğine göre hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu, 5271 sayılı Kanun’un 253. ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma işlemlerinin yaptırılması gerektiği gözetilmeden, talebin kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2017 tarihli ve 2014/306 Esas, 2014/196 sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy