MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dairemizin 20.09.2018 tarih ve 2017/18848 Esas - 2018/13403 Karar sayılı onama ve düzelterek onama ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 12.10.2018 tarih 3-2015/234096 sayılı itiraznamesi ile; ....26. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2015 tarih 2012/392 Esas ve 2015/157 sayılı kararının; kasten silahla yaralama suçundan kurulan hükümler yönünden, delillerin takdiri üst dereceli mahkemeye ait olduğundan 5271 sayılı CMK'nin 5. maddesi gereğince görevsizlik kararı verilerek, dosyanın Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükmün ise bağlantı nedeniyle bozulmasına karar verilmesi, istemiyle dosyanın itirazen incelenmek üzere dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Oluşa, tüm dosya kapsamına, müştekiler ...,... 'ün soruşturma aşamasında alınan 18.01.2012 tarihli beyanları ile Ceza Genel Kurulunun 12.12.2017 tarih 2014/12-492 Esas ve 2017/534 sayılı kararına göre; Dairemizin anılan kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen 12.10.2018 tarih, 3-2015/234096 sayılı itirazının REDDİ ile 5271 sayılı CMK’nin 308/2. fıkrası uyarınca Dairemizin 20.09.2018 gün ve 2017/18848 Esas - 2018/13403 Karar sayılı onama ve düzelterek onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.11.2018 gününde oy çokluğu ile karar verildi.
(Muhalif)
MUHALEFET ŞERHİ:
1-Sanık ...'ın yurt dışından yabancı uyruklu kişileri getirip çalıştırılmasına aracılık ettiği, olay tarihinde işçilerin çalıştırılması konusunda müştekilerle anlaşmazlığa düştüğü, sanığın müştekileri telefonla arayarak çifte havuzlar parkına çağırdığı, tartışmanın büyümesi üzerine sanığın kaçmakta olan müştekilere arkadan silahla ateş ederek mağdur müşteki ...'i tabanca ile Adlı Tıp Kurumundan alınan rapora göre, belinden "L-5 vertabra kırığı ve buna bağlı olarak gelişen nörolojik tabloya neden olan yaralama nedeni ile, hayati tehlikeye neden olacak" şeklinde ve belinde tabanca yaralanmasına bağlı olarak L-5 vertabra da ağır (4) derecede kırık olacak, şekilde yaralandığı,
Yine Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinin raporuna göre "nörolojik tablonun organlardan birinin sürekli zayıflamasına " sebep olduğun belirlendiği,
Olayda sanığın kullandığı silah, mağdurun hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanması, organların birinin sürekli zayıflaması, ateş edilen bölge, silahın öldürmeye elverişli 7,65 silah olması, mağdur müştekinin kacarak kurtulması da dikkate alındığında;
Olayın adam öldürmeye teşebbüs suçu olup olmadığının belirlenmesi açısından CMK'nin 5. maddesi gereği, dosyanın Ağır Ceza Mahkemesine "Görevsizlik Kararı" verilerek gönderilmesi gerekirken, bu değerlendirme yapılmadan görevsiz olan Asliye Ceza Mahkemesince karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.04.2013 tarih ve 1386 Esas 129 sayılı kararında "Yerel Mahkemenin serbest değerlendirme hak ve yetkisinin bulunduğu durumlarda, bu hak ve yetki yerel mahkemeye kullandırılmadan, hükmün temyiz makamınca düzeltilmek suretiyle onanması CMUK'nun 326/3. maddesine aykırı ve mahkemenin direnme hakkının ortadan kaldırılması niteliğinde olup, hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiği" belirtilmektedir.
Olayımızda mahkemece sanık ... hakkında ruhsatsız silah taşımak suçundan 6136 sayılı Kanun'un 13/1 maddesi uyarınca 1 yıl ve 30 gün adli para cezasına karar verildiği,
Ancak 30 gün Adli Para Cezası TCK'nin 52/2. maddesi uyarınca sanığın sosya-ekonomik durumu dikkate alınarak 20 TL ile 100 TL bir miktar seçilerek sonuç Adli Para Cezasının belirlenmediği,
Olayda aleyhe temyiz olmadığı CMUK'un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkın sonuç ceza açısından söz konusu olabileceği, mahkemenin kararında 30 gün Adli Para Cezası denilerek, TCK'nin 52/2. maddesi uygulanarak (20 TL-100 TL) arasında belirli bir miktar seçilerek sonuç Adli para cezası belirlenmediğinden, burada kazanmış hakkın söz konusu olamayacağı,
Kararın bozularak yerel mahkemeye gönderilmesi ve mahkemenin TCK'nin 52/2. maddesi gereği kişinin sosyo-ekonomik durumunu dikkate alarak sonuç adli para cezasını belirmesi gerektiği, ayrıca TCK'nin 52/1. maddesi gereği 4 taksit ile 24 taksit arasında bir taksit oranın da belirlenmesi gerektiği,
6136 sayılı Kanun'un aykırılık suçundan kurulan hükümde yerel mahkemenin direnme hakkını elinden alacak ve sanık lehine TCK'nin 52/4. maddesine göre adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hükmün düzeltilmesi usul, yasa ve yukarıda bahsedilen Ceza Genel Kurulu kararına aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını doğru bulduğumuzdan itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken itirazı reddeden sayın çoğunluğun görüşüne muhalifiz.
(Muhalif) (Muhalif)
Full & Egal Universal Law Academy