MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanıkların araçla köye gelerek kahvehanede oturan müştekiyi konuşmak için çağırdıkları, çıkan tartışma sonucunda sanıkların birlikte müştekiyi dövmeye başladıkları, sanıklardan...’in kavga sırasında bir bıçakla müştekiyi hayati tehlike meydana gelecek şekilde yaraladığına dair iddia ve kabul karşısında, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde eylemlerini gerçekleştirdikleri, müştekiyi tekme ve tokat vurmak suretiyle yere düşürüp mukavemetini kırdıkları, fiil üzerinde birlikte hakimiyet kurdukları, bu nedenle her üç sanığın da meydana gelen kesici aletle hayati tehlikeye neden olma eyleminden sorumlu olmaları ve üç sanık hakkında TCK’nin 37. maddesi yollamasıyla TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d-son maddeleri gereği hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, uygulama alanı bulunmadığı halde sanıklar... ve ...’nin olayda yardım eden sıfatları bulunduğu kabul edilerek TCK’nin 39. maddesinin uygulanması ile eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıkların temyiz itirazının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 28.02.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.