MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1)Adli Tıp uygulamaları ve dairemizin yerleşik içtihatlarına göre sabit ize neden olan yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği gözetilmeden, sanık hakkında kurulan hükümde temel cezanın TCK’nin 86/1. maddesi yerine TCK’nin 86/2. maddesi üzerinden belirlenmesi,
2)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas - 2017/247 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 87/1-son maddelerinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 226. maddesine aykırı davranılması,
3)İlk haksız hareketin kimden geldiğinin belirlenemediği ve sanığın da yaralandığı olayda; tartışma ve karşılıklı yaralama meydana geldiğine dair iddia ve kabul ile dosya kapsamına göre, Yargıtay CGK’nin Dairemizce de benimsenen 22.10.2002 tarih, 2002/4-238 Esas ve 2002/367 Karar ilamında açıklandığı üzere, sanık hakkında TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
4)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 21.02.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.