MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunduğu halde, kurulan hükümde 5237 sayılı TCK'nin 58. maddesinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesi gereğince kamu davası açıldığı, sanığın üzerine atılı basit yaralama suçunun şikayete tabi olup uzlaştırma kapsamında bulunduğunun anlaşılması karşısında, somut dosya kapsamına göre sanığın talimat mahkemesince alınan 14.05.2015 tarihli ifadesinde uzlaşmak istediğini bildirmesine karşın soruşturma ve kovuşturma aşamasında katılana uzlaşma teklifinde bulunulmadığı, söz konusu kasten yaralama suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddelerinde yapılan değişiklikten önce de uzlaşma kapsamında bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesinde uzlaşma hükümlerinin saklı tutulması nedeniyle uzlaştırmaya tabi suçlarda öncelikle uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, 2) Kabule göre de; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 26.02.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy