MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Anayasa'nın 141/3, CMK'nin 34. ve 230. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının denetime olanak verecek biçimde olması, kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması suçun ögeleri ve kanıtlandığı kabul edilen olayların açıkça gözetilmesi gerekirken, bu ilkelere uyulmadan gerekçesiz hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre;
2) Sanık ile arasında husumet bulunan müşteki ağabeyinin suç tarihinde taşınmaz sınırı nedeniyle tartıştıkları, çıkan tartışmaya sanığın eşi .... ve müştekinin oğlu ....’ın da dahil olduğu, müştekinin soruşturma aşamasında kavga esnasında sanığın yerden bir odun atarak kendisine vurmaya kalkıştığını ancak kenara çekilmesi nedeniyle odunun isabet etmediğini, kavganın komşuların müdahalesi ile aralandıktan ve ortalık sakinleştikten sonra cüzdanının düşürdüğünü fark ederek almak için suç yerine döndüğünü, burada temyiz dışı sanık ....’nin kendisine doğru taş attığını ve taşın bacağına isabet ettiğini beyan ettiği ve aldırılan adli rapor içeriğinden sanığın yaralanmasının temyiz dışı sanık ....’nin eyleminden kaynaklandığı anlaşılmakla, sanık ... hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı TCK'nin 35. maddesinde düzenlenen teşebbüs hükümlerinin uygulanması yerine tamamlanmış suçtan hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
3) Sanık hakkında uygulama yapılırken dayanak kanun maddelerinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 20.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.