MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
6284 sayılı Kanun'un 2/1-d ve 20/2. maddeleri uyarınca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının kadına karşı işlenen suçlar yönünden suçtan zarar gören olduğunun kabul edildiği, mahkemece verilen hükümlerin, 5271 sayılı CMK'nin 35/2, 260, 6284 sayılı Kanun'un 2/1-d ve 20/2. maddeleri gözetilerek, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına tebliği üzerine, anılan kurum vekili tarafından katılma talebini de içerir temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşılmakla, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının 6284 sayılı Kanun'un 20/2. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nin 237/2. maddesi uyarınca kamu davasına katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
1) Sanık ... hakkında mağdur ...'a karşı tehdit suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan kurum vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan kurum vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
2) Sanık ... hakkında mağdur ...'a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiilerinin ve katılan kurum vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre; sanık ve mağdurun bir süre gayri resmi birliktelik yaşadıkları, olay günü sanığın aracı ile mağdurun aracını takip edip durmasını sağladığı, aralarında tartışma çıkmasının ardından mağdurun arabasına binip olay yerinden uzaklaşmak istediği sırada, sanığın kendi aracına giderek av tüfeğini aldığı ve sürücü koltuğunda oturmakta olan mağdurun kapısını açıp, bacaklarını hedef alarak 3 kez ateş ettiği ve mağdurun yaralandığını görmesi üzerine eylemine kendiliğinden son vererek aracına binip kaçtığı olayda, sanığın mağdurun hayati bölgelerini hedef alıp ateş etme imkanı varken üç atışı da özellikle bacaklarını hedef alarak gerçekleştirdiği, olaydan sonra sanığın aracında ele geçirilen suçta kullanılan av tüfeğinin atım yatağında bir adet, kartuş haznesinde ise üç adet daha fişek bulunduğunun tespit edildiği, sanığın atışa müsait fişekleri bulunduğu ve eylemini sürdürmesine engel bir durum olmadığı halde eylemine kendiliğinden son verdiği, olay anında mağdurun aracında bulunan ablası tanık ... olaydan sonra kollukta alınan ilk beyanında, sanığın ateş ederken "seni sakat bırakacağım." gibi sözler söylediğini beyan ettiği de gözetildiğinde, sanığın eylemin kasten yaralama olarak kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma düşüncesine bu yönüyle iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Mağdur hakkında düzenlenen adli raporlara göre; sanığın eylemi nedeniyle mağdurun, yaşamını tehlikeye sokan bir duruma, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ve hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyen kemik kırıklarına neden olacak şekilde yaralandığı olayda, birden fazla nitelikli halin ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında, meydana gelen zararın ağırlığı ve av tüfeği ile üç kez ateş ettiği de dikkate alındığında kastının yoğunluğu gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken, TCK'nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gereğince, hakkaniyete uygun ve sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Mağdur hakkında düzenlenen adli raporlara göre; sanığın eylemi nedeniyle mağdurun, yaşamını tehlikeye sokan bir duruma, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ve hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyen kemik kırıklarına neden olacak şekilde yaralandığı olayda, sanık hakkında hüküm kurulurken, yalnızca en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı TCK'nin 87/1-a-d-son maddesi gereğince artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, TCK'nin 87/3. maddesi gereğince de ayrıca artırım yapılarak fazla ceza tayini,
c) Mağdurdan kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturduğu kabul edilen eylemlerin nelerden ibaret olduğu Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde tartışılıp açıklanmadan, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
d) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
e) Sanık hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK'nin 87/1-a-d maddesi gereğince cezanın bir kat artırıldığı belirtildiği halde, denetime imkan verecek şekilde uygulamanın gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiilerinin ve katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy