MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın temyiz dilekçesinde; sanığın dilekçeyi 25.05.2015 tarihinde vermiş olduğunun kayıtlı olmasına rağmen havale tarihinin 28.05.2015 olduğunun anlaşılmasına göre temyizin süresinde olduğu kabul edilmiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sanığın cezasından silah nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 86/3-e maddesi gereğince artırım yapılmaması,
2) Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ila ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılması öngörülmüş olması karşısında, mağdurun adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, 5237 sayılı TCK'nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak sanıkların cezasından (1/3) oranında fazla artırım yapılması suretiyle sanığa fazla ceza verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesine göre sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 20.05.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy