Mağdur....'ya yönelik kasten yaralama suçundan sanık....'nun, lehe bulunan 5560 sayılı Kanun değişikliği öncesi hali ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-e, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 100,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/6. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Doğubayazıt Ağır Ceza Mahkemesinin 04/03/2009 tarihli ve 2007/17 esas, 2009/27 sayılı kararının itiraz edilmeden kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine hakkındaki hükmün açıklanması ile 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-e, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 100,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Doğubayazıt Ağır Ceza Mahkemesinin 16/03/2017 tarihli ve 2017/4 esas, 2017/66 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 08.01.2018 tarih ve 2017/12817 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 15.01.2018 tarih ve 2018/2715 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Suç tarihinin 30/09/2003 olduğu ve yargılama konusu kasten yaralama suçunun 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 5 yıl ve 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, sanık hakkında verilen 04/03/2009 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 12/03/2009 tarihinde kesinleşmesi ile 5 yıllık denetim süresinin başladığı ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/8. maddesinin son cümlesi gereği dava zamanaşımının durduğu, ancak sanığın denetim süresi içinde 11/09/2009 tarihinde yeni bir kasıtlı suç işlediği ve bu suça ilişkin mahkumiyet hükmünün de kesinleşmiş olmasına nazaran önceki hükmün açıklanması gerekeceği, buna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile duran zamanaşımının denetim süresinde işlenen yeni suç tarihinden itibaren yeniden işlemeye başlayacağı cihetle, sanık hakkındaki dava zamanaşımının durma ve yeniden başlama süreleri dikkate alındığında hükmün açıklanma tarihi olan 16/03/2017 itibari ile dava zamanaşımının dolmuş olduğu anlaşılmakla, kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, hükmün açıklanmasına karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Doğubayazıt Ağır Ceza Mahkemesinin 16/03/2017 tarihli ve 2017/4 esas, 2017/66 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının CMUK'un 322/1. ve CMK'nin 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 14.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy