Kasten yaralama suçundan müşteki sanık....'ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-e, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, sabıka kaydında bulunan Şişli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2001/600 esas, 2004/213 karar sayılı ilamından dolayı hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58/2-b maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve anılan Kanun'un 58/6. maddesi gereğince cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına; kasten yaralama suçundan müşteki sanık ...'ün, müşteki ...'e yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-a, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası, diğer müşteki sanık...'e yönelik kasten yaralama suçundan anılan Kanun'un 86/2, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, sabıka kaydında bulunan Iğdır 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/372 esas, 2012/410 karar sayılı ilamından dolayı 5237 sayılı Kanun'un 58/2-b maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve anılan Kanun'un 58/6. maddesi gereğince cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/05/2017 tarihli ve 2016/538 esas, 2017/315 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 02.01.2018 tarih ve 2017/12358 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11.01.2018 tarih ve 2018/2072 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre;
a) Müşteki sanık... yönünden yapılan incelemede, adı geçen sanığın dosya arasında mevcut adli sicil kaydı da dikkate alındığında, Şişli 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2001/600 esas, 2004/213 karar sayılı ilamının tekerrüre esas olmadığı gibi, tekerrüre esas başkaca bir mahkumiyet kaydının bulunmadığı gözetilmeksizin, yazılı şekilde hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesinde,
Kabul ve uygulamaya göre de,
1) Mükerrir olmayan sanığın üzerine atılı kasten yaralama suçu nedeniyle hakkında uygulanan 5237 sayılı Kanun’un 86/2. maddesinde hapis veya adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü cihetle, 5237 sayılı Kanun'un 58/3. maddesindeki “Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adli para cezası öngörülmüşse, hapis cezası hükmolunur.” şeklindeki düzenleme gözetilmeksizin, yazılı şekilde seçimlik ceza olarak adli para cezası belirlenerek neticeten adli para cezasına hükmedilmesinde,
2) Sanık hakkında adli para cezasına hükmedilmesi karşısında Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesinde,
b) Müşteki sanık ... yönünden yapılan incelemede, adı geçen sanığın dosya arasında mevcut adli sicil kaydı da dikkate alındığında, tekerrüre esas alınan Iğdır 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/372 esas, 2012/410 karar sayılı ilamının hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olup tekerrüre esas olmamakla birlikte, sanığın adli sicil kaydında yer alan Iğdır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/11/2015 tarihli 2015/247 esas, 2015/323 karar ve Iğdır 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/01/2016 tarihli ve 2015/856 esas, 2016/1 karar sayılı ilamlarının tekerrüre esas bulunduğu,
Buna göre,
1) Mükerrir olan sanığın üzerine atılı kasten yaralama suçları nedeniyle hakkında uygulanan 5237 sayılı Kanun’un 86/2. maddesinde hapis veya adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü cihetle, 5237 sayılı Kanun'un 58/3. maddesindeki “Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adli para cezası öngörülmüşse, hapis cezası hükmolunur.” şeklindeki düzenleme gözetilmeksizin, yazılı şekilde seçimlik ceza olarak adli para cezaları belirlenerek neticeten adli para cezalarına hükmedilmesinde,
2) Sanık hakkında adli para cezalarına hükmedilmesi karşısında Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/05/2017 tarihli ve 2016/538 esas, 2017/315 sayılı kararı temyize tabi olduğu halde, yerel mahkeme hükmünde “kararın kesin nitelikte olduğu” belirtilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30/11/2010 gün ve 2010/5-237 esas, 2010/242 karar sayılı ilamında da, kesin nitelikte adli para cezasının yanında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58/6.maddesinin uygulanması nedeniyle kararın temyiz yeteneği bulunduğu halde, kesin nitelikte bulunduğunun gösterildiği hükümde, temyiz yasa yoluna başvuru imkanı mevcut olduğundan, yanılgılı uygulamayı gideren meşruhatlı çağrı yapılmadan kararın kesinleşemeyeceği kabul edildiğinden, 5271 sayılı CMK'nin 309/1. maddesine göre, kesinleşmemiş kararlar aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceğinden, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 07.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy