MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanığın, müştekiye karşı silahla gerçekleştirdiği eylemi neticesinde, müştekinin hayati tehlikeye maruz kaldığı ve vücudunda hayat fonksiyonlarını ağır (5) derecede etkileyecek şekilde kemik kırığı meydana geldiğinin anlaşılması karşısında, birden fazla nitelikli hal ihlaline neden olan sanık hakkında TCK'nin 86/1. maddesince temel cezaya hükmedilirken kastının yoğunluğu,meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı nazara alınarak, TCK'nin 61. maddesi ve TCK'nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gözetilerek sonuç cezaya etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2)Müştekinin yaşamsal tehlike geçirecek ve 5. (ağır) derecede kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı olayda, sanık hakkında daha ağır netice olan yaşamsal tehlikeye neden olacak şekilde yaralamadan dolayı, TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d-son maddelerinin tatbiki ile ceza tayini gerekirken, yaralanma sırasında kemik kırığı da meydana geldiğinden ayrıca TCK'nin 87/3. maddesi gereğince cezanın arttırılması,
3)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas - 2017/247 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK'nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 226. maddesine aykırı davranılması,
4)Sanık hakkında TCK’nin 29.maddesi gereğince haksız tahrik indirimi yapılırken oluş ve dosya içeriğine göre, müştekiden kaynaklanan hareketlerin haksızlık içeriği gözetildiğinde 5237 sayılı TCK'nin 3. maddesi uyarınca orantılılık ilkesi gözetilerek asgari oranda (1/4) indirim yapılması yerine (1/2) oranında yapılması suretiyle eksik ceza tayini,
5)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydı ile 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 06.02.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy