MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık ...'nin 19/06/2015 tarihli süre tutum dilekçesi ile “sanık" sıfatıyla kararı temyiz ettiği, 15/07/2015 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesini ise sanıktan vekaletname alan müdafiinin “katılan- sanık müdafii ” sıfatıyla verdiği, katılan sıfatıyla yaptığı başvurunun 1412 sayılı CMUK'un 310. maddesinde öngörülen 1 haftalık yasal temyiz süresi geçirildikten sonra yapıldığı anlaşılmakla, “katılan vekili” sıfatıyla yapmış olduğu temyiz isteminin 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2)Sanık hakkında nitelikli yaralama suçundan kurulan hükme yönelik incelemede;
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen "seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına" hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu infazda değerlendirilebilecek bir husus olmakla, bozma sebebi sayılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 02/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy