MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın soruşturmada ve kovuşturmada yaptığı savunmalarında suçlamayı kabul etmemesi ile olayın başlangıcı ve gelişimi nazara alındığında sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında yerel mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamenin bozma istemli görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Katılanın yaralanmasına ilişkin Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 30.06.2015 tarihli raporda, yüz bölgesi sınırları içerisinde tarif edilen "üst dudaktaki skar dokusunun" yüzde sabit ize neden olup olmadığı hususunda adli tıp kriterlerini içerir şekilde en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğünden rapor aldırılmadan, sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi,
2) Oluşa, tüm dosya kapsamına, katılan ve tanık ...'in soruşturmada alınan beyanlarına göre; sanığın temyiz dışı diğer sanıklarla birlikte katılanı darp ederek kasten yaraladığının anlaşılması karşısında; eylemin tamamlandığı gözetilmeden, yazılı şekilde teşebbüs hükümlerinin uygulanması,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereği sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 26.09.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy