MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Oluşa, müştekinin olayın sıcağı sıcağına poliste vermiş olduğu ifadesinden hem de olayın birebir görgü şahitleri ..., ... ve ...'un müştekinin beyanı ile uyuşan poliste verdiği beyanlarından ve tüm dosya kapsamından; olay sırasında sanığın elindeki bıçak ile olası kastla kardeşini yaraladıktan sonra polis merkezine doğru koştuğu, elindeki üzeri kanlı bıçağı polislere teslim ettiğinin sabit olması, müştekinin ve tanıkların sonradan değişen beyanlarının hükme neden esas alınmadığının gerekçede de tartışılması karşısında, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamenin (1) nolu bozma talep eden düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1)Asliye Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararından sonra, görevli mahkemede sanığın savunması alınmadan mahkumiyet kararı verilmesi,
2) TCK'nin 86/3 maddesinde yer alan nitelikli hallerin birden fazlasının (TCK'nin 86/3-a ve 86/3-e maddelerinin) aynı olayda birleşmesi durumunda TCK'nin 61. maddesi gereğince temel cezanın tayininde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 03.10.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.