MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyet hükmü olduğu halde, sanık hakkında tayin olunan cezanın 5237 sayılı TCK'nin 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1) Sanık ... hakkında mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanığın temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2) Sanık ... hakkında mağdur ...'e karşı kasten yaralama suçu ve silahla tehdit suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanığın temyiz talebinin incelenmesinde;
a) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmü yönünden, sanığın üzerine atılı 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e ve 87/1-d-son maddelerinde öngörülen cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması nedeniyle, savunmasının yargılamayı yapan mahkemece alınması gerektiği gözetilmeyerek, savunmasının istinabe yoluyla aldırılması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 196/2. maddesine muhalefet edilmesi,
b) Sanık hakkında silahla tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmü yönünden, sanığın, tanık ...'a karşı bıçak göstererek “Allah'ını seversen bırak ...'i öldüreceğim” şeklinde tehdit eyleminde bulunduğu ve eyleminin mağdur ...'e yönelik olduğunun anlaşılması karşısında; tehdit suçunun nitelikli hali olan silahla tehdidin kabulü için, silahın tehdit suçunda bizzat mağdura yönelik olarak gösterilip mağdurun üzerindeki etkisini artıracak biçimde teşhiri veya kullanılması gerektiği, ya da mağdurun yokluğunda gerçekleştirilen tehdit eyleminin, silahla tehdit suçunu oluşturabilmesi bakımından, silahın, mağdurun evi, arabası gibi daimi kullanımında olan eşyalarında hasar, iz, emare gibi belirtiler oluşturacak ve bu suretle tehdidin mağdurun üzerinde meydana getirdiği korkunun etkisini artıracak tarzda kullanılması gerektiği, bu itibarla, mağdurun yokluğunda gerçekleşen tehdit eyleminde, salt silah teşhir edilmiş olması durumunun suçun nitelikli halinin oluşumu için yeterli sayılmadığı, mevcut hali ile sanığın eyleminin TCK'nin 106/1. maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturacağı, gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.11.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy