MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Hüküm tarihinde Menemen T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunan sanık duruşmaya getirtilmeden ya da SEGBİS sistemi aracılığıyla duruşmada hazır edilmeksizin hakkında mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Ludi/İsviçre, B. No: 12433/86, 15/06/1992 P. 49/50; Artico/İtalya, B. No: 6694/74, 13/5/1980 P. 33; Sejdovic/İtalya, B. No: 56581/00, 1/3/2006 P. 81) kararlarında belirtildiği üzere savunma hakkı kısıtlanarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nin 196. maddesine muhalefet edilmesi,
2)Sanığın yedi yaşındaki oğluna karşı basit yaralama eylemini oklava ile gerçekleştirdiğinin iddianame anlatımında belirtilmesi, sanığın soruşturma aşamasında mağdura tokat attığına, oklava ile poposuna vurduğuna ilişkin beyanı, mağdurun aşamalarda babası olan sanığın kendisine tokat attığına, oklava ile poposuna vurduğuna ilişkin beyanı, Menemen Devlet Hastanesinin 03.09.2009 tarihli genel adli muayene raporunda mağdurun yaralanmasına ilişkin ''...sol gluteal bölgede sert bir cisimle vurmaya bağlı 15*3 cm'lik kızarıklık mevcut...'' şeklindeki bulgunun varlığı karşısında sanık hakkında yedi yaşındaki kendini savunamayacak durumdaki oğluna karşı eylemini 5237 sayılı TCK'nin 6/1-f bendi uyarınca silahtan sayılan oklava ile gerçekleştirdiği halde 5237 sayılı TCK'nin 86/3-b-e bendlerinin kararda gösterilmemesi,
3)Sanığın yedi yaşındaki oğlunu 5237 sayılı TCK'nin 6/1-f. maddesi uyarınca silahtan sayılan oklava ile yaralama eyleminin 5237 sayılı TCK'nin 86/3-a-b-e maddeleri kapsamında kaldığı dolayısıyla birden fazla nitelikli hal ihlaline neden olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesince temel cezaya hükmedilirken 5237 sayılı
TCK'nin 61. maddesindeki ölçütler ve TCK'nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi gereğince meydana gelen zararın ağırlığı ve kastının yoğunluğu da dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4)Mağdurun sanığın oğlu olduğunun iddianamede belirtildiği ve nüfus kayıt örneğinden anlaşıldığı halde sanığın kasten yaralama eylemini kızına karşı gerçekleştirdiğinin hükümde ve gerekçeli kararda belirtilmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,
5)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53/1. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 12.11.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy