MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Uyap üzerinden yapılan kontrolde mağdurun Bursa 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 21.04.2017 tarihli 2016/2479 Esas- 2017/968 Karar sayılı kararı ile akıl hastalığı nedeniyle kısıtlanmasına karar verilmiş olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 234/2 maddesinde yer alan, “Mağdur, onsekiz yaşını doldurmamış, sağır veya dilsiz ya da meramını ifade edemeyecek derecede malul olur ve bir vekili de bulunmazsa, istemi aranmaksızın bir vekil görevlendirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında mağdura vekil tayin edilmeyerek anılan maddeye aykırı davranılması,
2) Suç tarihinde sanık ile evli olan mağdurun, akıl hastalığı nedeniyle vesayet altına alındığı ve 5237 sayılı TCK'nin 86/3-b maddesi kapsamında beden ve ruh bakımından kendisini savunabilecek durumda olmadığı anlaşıldığından, TCK'nin 86/3-b maddesi açısından CMK'nin 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı verilerek, birden fazla nitelikli halin (TCK'nin 86/3-a ve 86/3-b) maddeleri ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında, TCK'nin 61. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken, TCK'nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi de dikkate alınarak, hakkaniyete uygun şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ceza miktarı açısından CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına 13.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.