MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün 2009/13-12 sayılı kararı uyarınca, sanık hakkında verilen 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, CMK'nin 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup, temyizi mümkün bulunmadığından, itiraz mercii tarafından tetkik edilmek üzere, dosyanın temyizen incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2)Sanıklar ... ve ... hakkında Nedim’i yaralama eyleminden kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye göre katılan vekilinin temyiz isteminin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3)Sanık ... hakkında ...’i yaralama eyleminden kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz isteminin reddine, ancak;
a)Sanığın eylemi neticesinde katılandaki yaralanmanın, duyu işlev zayıflaması ve hayat fonksiyonlarını ağır (5.) derecede etkileyen kemik kırığına neden olduğu, birden fazla nitelikli hal ihlaline neden olan sanık hakkında TCK'nin 86/1. maddesince temel cezaya hükmedilirken meydana gelen zararın ağırlığı ve kastın yoğunluğu da dikkate alınarak TCK'nin 3. maddesi gereğince cezada orantılılık ilkesi gözetilerek, TCK'nin 61. maddesi gereğince ölçütler gereğince sonuç cezaya etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b)Sanığın tek eylemi ile katılanı yaralaması sonucu duyu işlev zayıflaması ve hayat fonksiyonlarını ağır (5.) derecede etkileyen kemik kırığı sonuçları birlikte gerçekleştiğinden, sanığın en ağır cezayı gerektiren sonuçtan dolayı bir defa cezalandırılması gerekmekte olup, 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesinin uygulamasından sonra TCK'nin 86/3-e, 87/1-a. ve 87/1-son. maddelerinin uygulanması ile yetinilmesi gerekirken, TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-a maddelerinden sonra uygulama yeri bulunmayan TCK'nin 87/3. maddesi ile artırım yapılarak hatalı hüküm tesisi,
c)Sanığın suçlamaları kabul etmemesi, katılanın alkollü olup küfürlü konuşması nedeniyle tartıştıklarını iddia etmesi karşısında; sanık hakkında TCK’nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik indirimi yapılırken, katılandan kaynaklanan hareketlerin haksızlık içeriği dikkate alınıp asgari oranda (¼) indirim yapılması yerine (1/2) oranında indirim yapılarak sanık hakkında eksik ceza tayini,
d)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden hukuki durumun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafi ile katılan vekilinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 13.11.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy