MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Katılan sanık ... müdafiinin 27.11.2018 tarihli süre tutum dilekçesi ve 07.01.2019 havale tarihli gerekçeli temyiz dilekçesi içeriğinden, sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünü katılan vekili sıfatıyla temyiz ettiği anlaşılmakla, bu kapsamda yapılan temyiz incelemesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesinde belirtilen; "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine, sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenden dolayı 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’un 322. maddesi gereğince, sanık hakkındaki hüküm fıkrasının sonuna ayrı bir paragraf olarak “Karar tarihinde yürürlükte
bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 2.180 TL maktu vekalet ücretinin sanık ...'ten alınarak kendisini vekille temsil ettiren katılan ...'e verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.10.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.