MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, beraate, mahkumiyetlere dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık hakkında verilen dava sonuçlandırıcı nitelikte olmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara karşı 5271 sayılı CMK'nin 231/12. maddesi gereğince itiraz kanun yoluna gidilebilecek olup, CMK'nin 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma başvuranların haklarını ortadan kaldırmayacağından, mağdur vekilinin temyiz talepleri itiraz niteliğinde kabul edilerek, itiraz merciince karar verilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Kovuşturma aşamasında 16.02.2016 tarihli duruşmada şikayetinden vazgeçen mağdurun katılma hakkının olmadığı, 5271 sayılı CMK’nin 237 ve 238. maddeleri uyarınca usulüne uygun şekilde başvurarak katılan sıfatını kazanamaması nedeniyle CMK'nin 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyiz hakkı bulunmadığından, mağdur vekilinin temyiz talebinin 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
3) Sanık ... hakkında mağdurlar ... ve ...’ı kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Mahkemenin sanığın mağdurlara yönelik eylemlerinin kasten yaralama suçunu oluşturduğuna ilişkin kabul, gerekçe ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamenin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin isteme aykırı ONANMASINA, 08.10.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.