MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Katılan sanık ... müdafiin sadece sanık müdafii sıfatı ile sanık ... hakkında kasten yaralama ve silahla tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerini temyiz ettiği; katılan sanık ... müdafiin ise katılan vekili sıfatıyla sanık ... hakkında kasten yaralama ve silahla tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan, sanık ... hakkında ise yalan tanıklık suçundan kurulan beraat hükümlerini temyiz ettiği; sanıklar İbrahim ve Süleyman hakkında kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların, itirazın reddi üzerine kesinleşmeleri nedeniyle inceleme dışı tutuldukları, yine sanık ... hakkında hakaret suçundan, sanık ... hakkında suç delillerini yok etme suçundan kurulan beraat hükümleri ile sanık ... hakkında hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığına dair karara karşı tarafların temyiz isteminin bulunmadığı anlaşılmakla, aşağıdaki hükümlerle sınırlı olarak yapılan incelemede;
1) Sanık ... hakkında katılan ...'e karşı mala zarar verme suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık ... hakkında katılan ...'e karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Katılan hakkında Rize Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen adli rapora göre, sanığın eylemi nedeniyle katılanın, yaşamını tehlikeye sokan bir duruma ve hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derecede etkileyen çökme kırığına neden olacak şekilde yaralandığı olayda, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı da dikkate alınarak, birden fazla nitelikli halin ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken, TCK'nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi gereğince, hakkaniyete uygun ve sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas - 2017/247 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK'nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 226. maddesine aykırı davranılması,
c) Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, katılandan kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturduğu kabul edilen söz ve davranışların ulaştığı boyut da dikkate alınarak, TCK'nin 29. maddesi gereğince makul bir oranda indirim yapılması gerekirken, daha vahim olaylarda uygulama olanağı bulunan (1/2) oranında indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini,
d) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
3) Sanık ... hakkında katılan ...'e karşı silahla tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, katılandan kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturduğu kabul edilen söz ve davranışların ulaştığı boyut da dikkate alınarak, TCK'nin 29. maddesi gereğince makul bir oranda indirim yapılması gerekirken, daha vahim olaylarda uygulama olanağı bulunan (1/2) oranında indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33.
maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
4) Sanık ... ... hakkında yalan tanıklık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan ... vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
UYAP sisteminden alınan güncellenmiş nüfus kayıt örneğine göre, sanığın hükümden sonra, temyiz incelemesinden önce 25.02.2016 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla, bu durumun mahkemesince araştırılarak 5237 sayılı TCK'nin 64/1. maddesi gereğince kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 13.11.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy