MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suçun, 5237 sayılı TCK'nin 106/1-1. maddesinde tanımlanan “Tehdit” suçu olduğu, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, Kemer 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2015 tarih ve 2015/108 Esas - 2015/683 Karar sayılı ilamına konu suç yönünden uzlaştırma usulünün uygulanıp uygulanmadığının araştırılması, uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresi içinde başkaca kasıtlı suçtan mahkum olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi lüzumu,
2) Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ila ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılmasının öngörülmüş olması karşısında; müşteki hakkında düzenlenen Akdeniz Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı 10.12.2013 tarihli raporunda; "Alt çene ön dişlerinden birinde sallanma, sağ mandibula korpusunda ağrı ve şişlik, çekilen grafide mandibula korpusunda kırık mevcut olup, kemik kırığının hayat fonksiyonlarını orta derecede etkileyecek nitelikte olduğu, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması veya yitirilmesi açısından değerlendirme için olay tarihinden itibaren en erken 12 (on iki) ay sonra şahsın tarafımızdan muayenesi sonrasında
bir yorumda bulunulabileceğinin" belirtilmiş olduğu ancak mevcut raporun Adli Tıp kriterlerine uygun olmayıp, hükme esas alınacak yeterlilikte bulunmadığı anlaşılmakla; yaralanmanın özellikle yüzde sabit ize veya sürekli değişikliğe, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına veya yitirilmesine neden olup olmadığı, meydana gelen kemik kırığının hayati fonksiyonlara etkisinin kaçıncı derece olduğu hususlarının tespiti için, müştekiye ait tüm tıbbi evrak ve raporlar ile varsa grafilerin temini ve müştekinin bizzat muayenesi de sağlanarak, 5237 sayılı TCK'nin 86. ve 87. maddelerindeki ölçütlere uygun olarak en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğünden rapor aldırılması gerektiği gözetilmeden, yetersiz raporun hükme esas alınmak suretiyle ve derecesi belirtilmeyen kemik kırığı nedeniyle cezanın (1/3) oranında artırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 14.11.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy