MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanığın kardeşi olan mağduru 5237 sayılı TCK'nin 6/1-f. maddesi uyarınca silahtan sayılan tabanca ile yaraladığının kabulü karşısında, yaralama eyleminin 5237 sayılı TCK'nin 86/3-a-e maddeleri kapsamında kaldığı dolayısıyla birden fazla nitelikli hal ihlaline neden olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesince temel cezaya hükmedilirken 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesindeki ölçütler ve TCK'nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak meydana gelen zararın ağırlığı ve kastının yoğunluğu da dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Gerekçede ve hüküm fıkrasında sanığın eylemini kardeşine karşı tabanca ile işlediği belirtilip, hükümde sanığın cezasından artırım yapılırken uygulanan kanun maddesinin 5237 sayılı TCK’nin 86/3-a-e maddesi yerine sadece 5237 sayılı TCK’nin 86/3-e maddesi şeklinde gösterilmesi,
3)Sanığın 5237 sayılı TCK'nin 86/1,3-e maddeleri uyarınca tayin edilen''1 yıl 6 ay'' hapis cezasından 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesi uyarınca (1/2) oranında arttırım uygulanması sırasında "1 yıl 15 ay" hapis cezası yerine hesap hatası yapılarak "2 yıl 3 ay " hapis cezasına karar verilmesi,
4)Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nin 53/1. maddesinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.11.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.